Sığ Suların Üstünden Tavşan Adası’na Yürüyüş
Antik taşların üzerinden, Gümüşlük koyunun ağzındaki koruma altındaki adaya kısa bir yürüyüş. Geçiş nasıl yapılır, ne zaman gidilir, kurallar neler?
Gümüşlük sahilinin güney ucunda, kıyıya öyle yakın, alçak ve çalılık bir ada vardır ki insanlar ona denizin içinden yürüyerek gider. Burası Tavşan Adası. Yürüyüş birkaç dakika sürer, su çoğu zaman dizinizi geçmez; ayaklarınızın altındaysa balık restoranlarından iki bin yıldan uzun süre önce burada kurulmuş bir kentin kalıntıları vardır.
Tavşan Adası nedir?
Ada, Gümüşlük’ün üzerine kurulduğu antik Myndos kentinin limanını koruyordu. Arkeolojik yayınlarda çoğu zaman Asar Adası adıyla geçer. Kıyıyla ada arasındaki sığlık yalnızca doğal bir kum dili değildir: kentin MÖ 4. yüzyıldan kalma surlarının bir bölümü kıyıdan adaya doğru uzanır, deniz çekildiğinde de yörede Kral Yolu denen eski taş hat ortaya çıkar.
Bursa Uludağ Üniversitesi’nin yürüttüğü kazılar adada çok şey gün ışığına çıkardı. Buluntular arasında çevresi mezarlarla çevrili bir kilisenin kalıntıları, daha eski bir tapınağa ait sütun parçaları ve üst teraslarda bir Apollon kutsal alanına işaret eden, Apollon Arkhegetes’e adanmış bir yazıt var. 2010’da ekip, çivi çakılmış bir grup kafatası buldu; kazı başkanı bunları MS 3. yüzyıla tarihlendirip Roma dönemindeki Hristiyan zulmünün kurbanları olarak yorumladı. Kafatasları Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne teslim edildi.
Tavşanlara gelince, birkaç tane kaldığı söyleniyor. Kertenkele, martı ve tek tük kedi görme ihtimaliniz daha yüksek. Antik kentin bütününe dair bilgi için Myndos yazımızı okuyun.
Adaya çıkılabilir mi?
Herkesin sorduğu soru bu; dürüst cevap ise ne zaman gittiğinize bağlı olduğu. Ada, yasal koruma altındaki ve kazısı süren bir arkeolojik sit alanı olduğu için uzun dönemler boyunca kapalı ya da tel örgüyle çevrili kaldı. Yıllar içindeki haberlerde kazı dönemlerinde tamamen yasaklanan girişten, belli bir süre ziyarete açılıp ziyaretçilerin tellerle sınırlanmış alanlarda tutulmasına, iç kısmın büyük bölümünü kapatan tel örgülere kadar her durum anlatılıyor.
Kurallar bir sezondan ötekine değişebiliyor; 2026 itibarıyla geçerli düzenlemeyi teyit edemedik. Adadaki tabelaları ve telleri son söz kabul edin. Bir alan tel örgüyle çevriliyse kapalıdır: üstünden atlamayın, başkaları yapıyor diye telin ucundan suya girip dolaşarak içeri girmeye de çalışmayın. Zaten çoğu ziyaretçinin asıl derdi geçişin kendisi; adanın kıyısına kadar gidip geri dönmek.
Bilmekte fayda var: Tavşan Adası ve çevresindeki deniz, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunan bir sit alanıdır. Sığlıktan tek bir çanak çömlek parçasını ya da işlenmiş bir taşı bile almak suçtur. Bakın, fotoğrafını çekin, olduğu yerde bırakın.
Geçiş nasıl yapılır?
Yürüyüş, sahildeki restoranların bitip kumsalın başladığı, limanın güney ucundan başlar. Buradan adaya uzaklık yaklaşık 150 metredir. Geçiş hattını kolayca seçersiniz: eski taşların suyun hemen altında durduğu, rengi daha açık, daha sığ bir şerit.
Çoğu gün su ayak bileğiyle diz arasında bir yerdedir, bazı noktalarda biraz daha derin olabilir. Asıl zorluk zemindir. Taşlar düzensizdir, yosun yüzünden kaygan olabilir, aralarında boşluklar vardır ve taşlık kısımlarda deniz kestanesi eksik olmaz.
Ege’de gelgit kayda değer değildir, yani bakılacak bir gelgit tablosu yok. Suyun derinliğini değiştiren şey rüzgâr ve hava basıncıdır. Özellikle kış sonu ve ilkbahar başında, birkaç gün süren sert kuzey rüzgârı ve yüksek basıncın ardından deniz gözle görülür biçimde çekilir; eski yol ve surlar neredeyse tamamen ortaya çıkar. “Bodrum’da deniz çekildi, Kral Yolu göründü” haberleri son yıllarda birkaç kez, genellikle şubat ya da mart aylarında gündeme geldi. Rüzgârın bu desteği olmadığında en derin noktalarda suyun biraz daha yukarı çıkmasını bekleyin.
Ne zaman gidilmeli?
En iyi zaman sabah erken saatlerdir. Öğleden sonra rüzgâr çıkmadan önce su genellikle en sakin halindedir, ışık taşları görecek kadar berraktır ve geçişi neredeyse kendinize ayırırsınız. Temmuz ve ağustosta akşamüstü, yemekten önce adaya yürüyenlerin oluşturduğu bir kuyruk olur.
Sonbahar özellikle güzeldir: su ılık, ışık yumuşak, insan az. Kış sonu ya da ilkbaharda giderseniz eski yolu açıkta görme şansınız en yüksektir; yalnız su bacaklarınızı üşütecektir. En iyi aylar için Gümüşlük’te sonbahar yazımıza göz atın.
Birçok kişi dönüşü gün batımına denk getirir; ada o saatte gökyüzünün önünde koyu bir siluete dönüşür. Siz de öyle yapacaksanız dönüşte basacağınız yeri görecek kadar ışık bırakın.
Gümüşlük'te bugün gün batımı 18:29
Yanınıza ne almalı, nasıl yürümeli?
- Deniz ayakkabısı tartışmasız en faydalı şey. Yosunlu taş ve deniz kestanesi üzerinde çıplak ayak kötü bir fikir; terlik ise ayağınızdan kayar.
- Telefon için su geçirmez bir kılıf. Her yaz burada telefon düşüren olur. Küçük bir su geçirmez çanta ya da kilitli bir poşet yeter.
- Küçük çocukların elini tutun ya da kucağınıza alın. Taşlar oynar, arada derin cepler vardır.
- Yavaş gidin, her adımı yoklayın. Gözünüz adada değil, önünüzdeki taşlarda olsun.
- Sert rüzgârda vazgeçin. Geçişin üzerinden kırılan dalgalar, ayağınızı nereye bastığınızı görmenizi zorlaştırır.
Yürümek yerine yüzmek isterseniz geçişin iki yanındaki su sığdır ve antik limanın dağınık taşları üzerinde şnorkelle dolaşmak için idealdir. Bakın ama dokunmayın, hiçbir şeyin yerini değiştirmeyin.
Gitmeden önce
- Geçiş ücretsizdir ve belirli bir saati yoktur; adanın kendisine giriş ise o dönemki kurallara bağlıdır. Tabelaları okuyun.
- Adada gölge, su ya da tuvalet yok. İhtiyacınız olanı getirin, getirdiğiniz her şeyi geri götürün.
- Yazın liman çevresindeki otoparklar dolar; erken gelin ya da yürüyerek inin. Günün geri kalanı için Gümüşlük’te ağır ağır bir gün yazımız fikir verebilir.
- Yürüyüşü sahilde bir akşam yemeğiyle bağlayın. Nasıl işlediğini Gümüşlük’te deniz kenarında yemek rehberimizde anlattık.